5/6/2009 · Kategori: Yazilar ve makaleler
Şimdi size harika bir üründen daha bahsedeceğim, Para Babası.
PARA BABASI
İnternetten para kazanmak istiyorsanız doğru yerdesiniz. Bugünlerde hepimiz sermayesiz bir kazanç olarak internetten para kazanmayı istiyoruz. Aslında içinde bulunduğumuz ekonomik krizin ağırlaşan faturası karşısında böyle bir kazanç ortamı hepimiz için değerini artırıyor.
İçinde bulunduğumuz krizde dünya ile birlikte ülkemizde de birçok insanımız ya çalıştıkları iş yerlerinden çıkartıldılar,ya kendi iş yerlerini kapatmak zorunda kaldılar ya da iş yerlerinde kazançları olabildiğince aşağılara düştü ve ayakta kalabilme mücadelesi vermekteler. Hal böyle olunca hepimiz sermayesiz ya da sermayesi çok düşük işler yaparak ek gelir elde etme peşine düşmüş bulunuyoruz. Tabi burada bir sorunla karşı karşıya kaldığımız apaçık ortada: Acaba internetten nasıl para kazanabilirm? Herkes bedava para kazanma yollarını arıyor ama buna bir türlü çoğu kişi ulaşamıyor.
Ek gelir elde etmek için bir takım ek işler yapmak zorundayız. Ne yapalım ki ek para kazanalım? En kolay para kazanma yolları nelerdir? Ya da en çok kazandıran işler nelerdir? Herkes ya iş yerinden ya da evden ek iş fırsatları arayıp durmakta.
İnternet para kazanma yollarını aslında bize sunuyor. İnternet üzerinden para kazanabilmek için öncelikle bazı bilgilere sahip olmak zorundayız. Elbette kolay para kazanabilmenin öncelikle bazı bilgi birikimleri sayesinde olduğu kaçınalmazdır. İnternette gerçekten çok büyük bilgi birikimi yakalamış ve bunu kullanarak internet üzerinden çok iyi paralar kazanan bir çok insan var. Aşağıda vereceğim linkten “Para Babası” kitabına ulaşabilir ve internetten para kazanmaya başlayabilirsiniz.
LÜTFEN TIKLAYIN; PARA BABASI
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
22/4/2009 · Kategori: Yazilar ve makaleler
Gittikçe zorlaşan hayat şartları, yaşanan yoğun stres ve benzeri birçok olumsuzluk ile ortaya çıkabilen “panik atak”, çağın hastalığı haline geliyor. Hastalığı “Akut ve ani olarak gelişen yoğun korku ve anksiyete nöbeti” olarak tanımlayan Reem Nöroloji Merkezi kurucularından Doktor Mehmet Yavuz, panik atak hastalarının endişe ve panik dolu yaşamlarını, tedavi yöntemlerini, alınması gereken tedbirleri şöyle anlatıyor. Hastalığın beynin kişiye kötü bir şakası olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, atak esnasında kişinin, öleceğini ya da çıldıracağını düşünerek panik havası ile ne yapacağını şaşırdığını vurguluyor. Beyin henüz belirlenemeyen bir sebepten dolayı vücuda acil hastalık alarmı veriyor, bu andan itibaren vücudun tüm organları aslında mevcut olmayan bu hastalığa karşı savunmaya geçiyor. Panik atak rahatsızlığında kişi çoğunlukla kardiyovasküler rahatsızlıklar, felç ve beyin kanaması gibi beyin hastalıkları, mide kanaması, bulaşıcı hastalıklar gibi durumlar ile karşılaştığını düşünüyor.
Dr. Mehmet Yavuz panik atakla ilgili şu örneği veriyor: “Diyelim ki, beyin kalp krizi alarmı verdi. Bu durumda nabız hızlanır, tansiyonda iniş çıkışlar (daha ziyade yükselme) yaşanır, terleme olur, kana geçen fazla miktarda adrenalinden dolayı ısı derecesi düşer, el ve kollarda uyuşmalar olur, vücut beyinden gelen alarma karşı üst düzey savunmaya geçer. Böylece kalp krizi geçirdiğini sanan birey, yaşadığı yoğun ölüm korkusu ile kendini en yakın sağlık merkezine zor atar. Ancak hastanedeki tüm tetkikler kalp krizinin olmadığını gösterir. Kişi bununla da yetinmez olası tüm araştırmaları farklı sağlık merkezlerinde tekrar yaptırır. Hiçbirinde sonuç farklı değildir. Tüm doktorlar kalp yönünden sağlam raporu vermesine rağmen, bilinmeyen bir zamanda yine aynı sendrom yaşanır. Kişi her defasında “Ya gerçek kalp krizi yaşıyorsam…” şüphesi ile yine hastanelere koşar. Bu durum böyle yaşanır durur.”
Araştırmalar sonucunda bu rahatsızlığa yakalanan kişilerin çoğunluğunun zeki, mesleklerinde başarılı, iş-güç sahibi kimseler olduğunu belirten Dr. Yavuz, bu kişilerin genelde hassas, kendilerine ve çevrelerine önem veren, dostluklara değer veren tipler olduğunu vurguladı. Dr. Yavuz, dolayısıyla panik atağın, kişilik zayıflığından kaynaklanmadığını ve kendi iradesi ile üstesinden gelebileceği bir durum olmadığının da altını çiziyor.
Panik atak hastasının yaşadığı zorluklar
Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, insanın bu rahatsızlık süresinde yaşadığı zorluklardan şöyle bahsediyor: “Normalde insan bir kez ölümü yaşar ve hayat biter. Ancak panik atak hastaları için durum böyle değildir. Onlar her atakta bir defa ölürler. Panik atak hastaları, birçok hekim farkında olmasa da aslında tedavi açısından en öncelikli hastalardır. Atak esnasında panik halinde en yakın sağlık kurumuna koşarlar. Hatta atak gelir de müdahale yapılamaz korkusu ile hastanelerden çok uzaklaşmamaya çalışırlar. Hayat tarzlarını her an hastaneye ulaşacak şekilde programlarlar. Atak olarak hissettikleri belirtilerin psikolojik olduğunu ve aslında gerçekten o hastalığın olmadığını düşünselerde, kendilerini ikna edemezler. Bu konuda çevrenin telkinleri de çok etkili olmaz. Kişi, her atak olduğunda hissettiği hastalığı, tüm gerçekliği ile vücudunun tüm sistemleri ile belirtileri yaşar.
Panik atak nasıl tedavi edilir?
Panik atak tedavisinde ilaç tedavisi, psikoterapi ve TMS uygulamaları, başlıca tedavi seçenekleridir.
• Uzun soluklu olan panik atak tedavisinde ilaçlar yaklaşık 2 hafta sonrasında etkisini göstermeye başlar. Bu sebeple tedavide sabır en önemli unsurdur. Hastaların ilaç tedavisini iyileştiklerini düşünerek yarım bırakmamaları da oldukça önemlidir.
• Ağır vakalarda ilaç tedavisinin yanı sıra psikolojik destek ve psikoterapi de uygulanabilir. Psikoterapi de hasta da panik atağa neden olan etkenlerin telkin yoluyla ortadan kaldırılması esasına dayanır. Hastaya panik atakla baş etme mekanizmaları öğretilir. Atağı yatıştıracak nefes alıp verme teknikleri öğretilir.
• Özellikle ilaçlara cevap vermeyen ya da tam düzelmeyen hastalarda TMS seansları denenebilir. Manyetik stimülasyonla, depresyon ve panik atak merkezi resetlenerek temelden tedavi imkânları araştırılır. Bu tedavinin bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Her yaşta hastaya uygulanabilir. Hamile bayanlar gönül rahatlığı ile TMS tedavisi görebilirler. Antidepresanlar gibi kilo aldırıcı yan etkileri olmaz.
REEM Nişantaşı
www.emg-eeg.com
Tel: 212 417 8 888
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
22/4/2009 · Kategori: Yazilar ve makaleler
Online kariyer ağı Monster, adayları yalnızca kendilerine uygun, seçkin markaların iş ilanlarıyla buluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda onlara kariyer hayatlarında ve kişisel gelişimlerinde rehberlik ediyor. Monster'ın size tavsiye ettiği bazı basit ipuçlarını gündelik rutininizin bir parçası haline getirirseniz, hiç bitmeyecek gibi görünen uzun mesailerinizin negatif etkileriyle mücadele edebilirsiniz.
1. Yorgun gözler için 20/20 kuralını uygulayın
20 dakikada bir bilgisayar ekranınızdan gözünüzü çevirip, 20 saniye süreyle 20 feet (6 metre) uzaklıkta bir objeye bakın. Bu gözünüze rahatlama fırsatı verecek. Sürekli olarak bilgisayar ekranına bakmak, dakikadaki göz kırpma sayımızı yarıya indirebiliyor; ki bu da gözlerde kuruluğa, yorgunluğa ve kızarıklığa yol açıyor.
2. Mouse’u kolunuzun tamamını kullanarak hareket ettirin
Mouse’unuzu kullanırken sadece bileğinizi değil, mouse’u havada tutar gibi kolunuzun tamamını kullanarak hareket ettirin, böylece kolunuzun üst kısmı rahatlayacaktır.
3. Fiziksel çalışma alanınızı doğru biçimlendirin
Sağlıklı bir çalışma alanı için:
Bilgisayar ekranınız tam göz hizanızda olmalı;
Ayaklarınız, dizleriniz 90 derece olacak şekilde yere düz basmalı;
Klavyeniz masanızdan daha aşağıda, dizlerinizin üzerinde durmalı;
Sandalyenizin arkası sırt kavisinizi kavrayacak şekilde olmalı; ayrıca otururken doğru vücut duruşunuzu korumaya özen gösterin.
4. Mikro molalar alın
Mikro mola, her yarım saatte bir alınan 30-60sn’lik molalar olarak tanımlanabilir. Bu mikro molaların en güzel yanı masanızdan kalkmanıza gerek olmaması. Ayrıca yorgun olduğunuz zaman,bu molalarda bazı basit egzersizler yapmak size yeniden hayat vermeye yardımcı olabilir. Aşağıdaki adreslerden mikro molalarınızda yapmak için farklı basit ofis içi egzersizlerini uygulayabilirsiniz. Unutmayın, sık sık hareket etmek çok önemli.
BASİT OFİS EGZERSİZLERİ 1
BASİT OFİS EGZERSİZLERİ 2
BASİT OFİS EGZERSİZLERİ 3
5. Ofisten dışarı çıkın
Yapılan bir araştırmaya göre, çalışanların %25’i öğle yemeğini her gün masasında yiyor; ki bu da öğle yemeği molasının amacını tamamen ortadan kaldırıyor. Öğle yemeği için ofisten çıkmak, gün içerisinde bir ara vermek, nefes almak ve yeniden enerji toplamak için çok iyi bir fırsat. Güneş ışığı ve temiz hava, florasan ofis aydınlatmalarının aksine hepimiz için gerekli. Her gün minimum 20 dk yürüyüş yapmaya çalışın. Bu enerji seviyenizi yükseltecek ve stresinizi azaltacaki; böylece sizi verimli kılacak
6. Masabaşında hareketsiz oturduğunuz süreleri hareket ederek dengelemeye çalışın
Masa başı iş, fiziksel olarak hareketli olduğumuz saatlere denk geliyor, bu sebeple zaman içerisinde kilo almaya, obeziteye ve müsküloskeletal bozukluklara sebep olabiliyor. Masada oturduğunuz saatleri hareketli saatlerinizle dengelemeye çalışın. Vücudunuz size teşekkür edecek.
7. Laptop ile geçirdiğiniz süreyi minimumda tutun
Tüm günü bilgisayar ekranına bakarak geçirdiğiniz uzun bir günün ardından, en az ihtiyacımız olan şey eve gidip, laptop’ta internette dolanmaya başlamak—ama yine de çoğumuz bunu yapıyoruz. Gözlerimiz uzun bir iş gününün ardından hem yorgun düşmüş oluyor, hem de çoğu laptop’un monitör ve klavyesinin birbirine yakın olması duruşumuzu uygun biçimde şekillendirmemize izin vermiyor. Bu yüzden faturalarınızı ödemek, kişisel mailinizi kontrol etmek veya sosyal networking yapmak gibi özel aktiviteler için ofiste geçirdiğiniz mesai süreniz içerisinde bir zaman ayırın.
8. Patronunuzla veya İnsan Kaynakları yetkilisiyle daha ergonomik şartlar için konuşun
Patronunuzla veya İnsan Kaynakları yetkiliyse “ergonomi” hakkında konuşun. Ergonomik ekipmanlar daha verimli bir çalışmaya sebep olur. Kısaca “İyi ergonomi daha ekonomik” denilebilir. Bir firmanın masraflarının %90’ı eleman masraflarından ibaret; ergonomik ürünlerle çalışanların çalışma alanlarını iyileştirmek, maddi açıdan firmalara olumlu geri dönüyor.
Alıntı: www.ivillage.mynet.com
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!